Ürdün Nehri Havzası

Ürdün Nehri havzası, toplam 7,18 milyon nüfusa sahip beş farklı ülkenin (Ürdün, Filistin, İsrail, Lübnan ve Suriye) sınırları içerisinde bulunan geniş bir coğrafyada yer almaktadır ve toplam yüzölçümü 18.285 kilometrekareyi kaplar. Bu coğrafyanın %40’ı Ürdün topraklarında, %37’si Suriye’de, %10’u İsrail’de, %9’u Filistin sınırları içinde ve %4’ü Lübnan’da bulunur.

Ürdün Nehri havzası, genellikle iki ana bölümden oluşur: “Yukarı Ürdün” ve “Aşağı Ürdün.” “Yukarı Ürdün,” İsrail’den gelen Dan Nehri, Lübnan’dan gelen Hasbani Nehri ve Golan Tepeleri’nden gelen Banyas Nehri’nin birleşiminden oluşur. Bu nehir kolları birleştikten sonra İsrail tarafından kurutulur ve tarım için kullanılır. Ardından, Huleh Gölü ve bataklık alanını geçerek Taberiye Gölü’ne dökülür. Taberiye Gölü çıkışında, Suriye’den kaynaklanan ve Ürdün Nehri’nin önemli bir parçasını oluşturan Yermük Nehri havzaya katılır ve buradan Ölü Deniz’e doğru uzanır. Taberiye Gölü’nden Ölü Deniz’e uzanan bölgeye ise “Aşağı Ürdün” denir. Ayrıca, Yermük Nehri’nin birleştiği noktada daha küçük kapasiteli yan kollar da havzaya dahil olur.

Bu nehir sistemi, su kaynaklarının sınırlı olduğu bir bölgede yer aldığı için Filistin ve diğer kıyıdaş ülkeler için büyük bir öneme sahiptir. Ancak su kaynaklarının paylaşımı konusundaki anlaşmazlıklar birçok çatışmaya yol açmıştır. Ürdün Nehri’nden gelen suyun büyük bir kısmı İsrail tarafından kullanılmaktadır, bu da Filistinlilerin mevcut su kaynaklarına tam erişimini engellemektedir. 1967 öncesi dönemde, Filistinliler 140 farklı pompalama istasyonu aracılığıyla bu suları kullanmıştır. Ancak Altı Gün Savaşı’nın hemen ardından İsrailli yetkililer bazı istasyonları imha etmiş ve diğerlerine el koymuştur. Günümüzde ise Filistinlilere Ürdün Nehri’ni kullanma izni verilmemektedir. Bu, su kaynaklarına erişim konusundaki süregelen bir sorunu yansıtmaktadır.