Yazar: Bi’ Dünya Kudüs
-

Yahudi Geleneğinde Kudüs
İnsanlığın kayda geçen tarihinin hareketli ilk bölgesi bugünkü Ortadoğu’dur. Bugün dahi bu özelliğini koruyan coğrafya, insanlığın ilk hayat tecrübelerine ev sahipliği yaptığı gibi, medeniyetlere de kesintisiz şekilde beşiklik etmiştir. Bölgenin merkez oluşundaki en büyük etken ise Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam gibi üç semitik/ semavî dinin bu coğrafyada doğması, kutsal kabul ettiği mekânların bu coğrafyada bulunmasıdır.…
-

Kudüs’te Tasavvufî Hayat
Giriş Filistin İslam âleminin mânevî merkezlerinden biri olarak tarih boyunca, fkrî, içtimâî, tasavvufî, felsefî ve siyâsî akımlara sahne olmuştur. İslam mâneviyatının güzel bir yansıması olan tasavvufî hayat, İslam coğrafyasının her yerinde olduğu gibi, içerisinde Müslümanların kalbinde husûsî bir yeri olan Mescid-i Aksâ’nın bulunduğu Kudüs’te de tarih boyu canlılığını korumuştur. İlk asırlardan itibaren diğer İslam şehirleri…
-

Osmanlı Kudüs’ünde Bir Arada Yaşama
Giriş: İslam’da İnanç ve İbadet Özgürlüğü İslam dini, akıl ve irade sahibi olması hasebiyle insanlara dinlerini seçme hakkı tanımıştır. Bu yönüyle insanlar kendi iradeleri doğrultusunda istedikleri dine girebilmekte veya istedikleri inanca sahip olabilmektedirler. Kurʼân-ı Kerim’de bu hususla ilgili olarak birçok âyet yer almaktadır. Bunlar arasında Bakara Sûresi’nde geçen “Dinde zorlama yoktur…” âyeti, herhangi bir kimseye…
-

Bir Osmanlı şehri: Kudüs
Trump’ın Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıdığını açıklaması, yalnız Müslüman dünyanın tepkisi çekmekle kalmadı, bu kutsal beldenin tarihinin yeniden hatırlanmasına ve hatırlatılmasına da vesile oldu. Müslümanlar için “ilk kıble” olma özelliği taşıyan şehir, Hazreti Ömer tarafından fethedildiği günden bu yana Müslüman medeniyetinin de en güzel örneklerini taşıyan bir belde oldu. Osmanlı İmparatorluğu idaresine geçtiğinde vakıflarla imar…
-

Osmanlı Devleti’nin Filistin’de Yahudi Yerleşimi Konusundaki Tavrı
Osmanlı Devleti, Filistin’de Yahudi yerleşimini arttırmayı planlayan Siyonist harekete karşı daima ihtiyatlı bir politika takip etmiştir. II. Abdülhamid, Siyonizm’i siyasi bir sorun olarak görmüş ve Yahudilerin kitlesel olarak Filistin’e yerleştirilmelerinin Osmanlı içinde yeni bir milliyetçilik akımı, bir başka deyişle “Yahudi sorunu” doğurmasından endişe duymuştur. Siyonist hareketin lideri Theodor Herzl 1901 yılının Mayıs ayında II. Abdülhamid’e…
-

Osmanlı Devleti’nin Filistin’de Yaşayan Gayrimüslim Topluluklara Karşı Tutumu
Osmanlı Devleti, daha önceki Müslüman yönetimler gibi, üç büyük din tarafından kutsal sayılan bu bölgede yaşayan gayrimüslim topluluklara karşı hoşgörülü tavrı devam ettirmiştir. Osmanlı arşiv belgeleri, Filistin’deki idarenin bölgede yaşayan Yahudileri dinî vecibelerini yerine getirme konusunda ne ölçüde serbest bıraktığını açıkça göstermektedir. Osmanlı Devleti, Müslümanlara ait topraklarda yaşayan gayrimüslimler hususunda “Şer-i Şerif” adı verilen İslam…
-

Osmanlı Döneminde Filistin’de Demografik Yapı
19. yüzyılda Filistin topraklarında üç farklı Yahudi grubu olduğu görülmektedir: İlki, uzun yıllar önce bu topraklara gelmiş olan ve büyük ölçüde bölge halkı ile kaynaşmış bulunan Sefarad Yahudilerdir. Yüzyıl içerisinde parça parça gelerek daha çok Kudüs, Safed, Taberiyye ve elHalil gibi bölgelere yerleşen ve yerleşik Yahudilerden de uzak durmaya çalışan Aşkenaz Yahudiler, ikinci grubu oluşturmaktadır.…
-

Osmanlı Döneminde Kudüs Vakıfları
Giriş Vakıf kurumu Abbasiler döneminden itibaren İslam âleminde kurulan devletler ve toplumlar içinde farklı alanlarda farklı gelir kaynakları ile çok sayıda sosyal, ekonomik ve dini hizmeti ifa etmiştir. Bu eğilim hem karşılıksız iyilikte bulunmanın kutsal kaynaklarca teşviki, hem de zaman içinde oluşan sağlam vakıf hukuku sayesinde müspet yönde artarak devam etmiştir. Hususiyle Büyük Selçuklu Devleti…
-

Osmanlı Döneminde Kudüs
1516 senesinin sonu itibariyle Kudüs’te başlayan Osmanlı yönetimi, 1831-1841 arası Kavalalı Mehmed Ali Paşa dönemi hariç İngilizler’in 1917’deki işgaline dek yaklaşık dört asır sürmüştür. Osmanlı yönetiminde çoğu zaman sancak statüsünde kalan Kudüs’ün bağlı bulunduğu merkez zaman zaman değişiklik göstermiştir. Genel itibarıyla Kudüs; 1516-1831 yılları arasında Şam Eyaleti, 1841-1865 yılları arasında Sayda Eyaleti ve bu tarihten…
-

Memlükler Döneminde Kudüs
Eyyubiler’in son döneminde birbirleriyle sürekli mücadele eden zayıf liderlerin hâkimiyetinde kalan Mısır ve Suriye, 1250 yılında Memlük Devleti’nin kurulmasıyla daha istikrarlı bir yönetime kavuşmuştur. Böylece bölgedeki Moğol ve Haçlı tehdidine karşı istikrarlı bir yönetim kurulmuş oldu. Memlüklerin ilk yıllarında Kudüs, Mısır’da yönetimi ele geçiren Memlükler ile Suriye’yi elinde bulunduran Eyyubi emirlerinin nüfuz mücadelesine sahne olmuştur.…